Yabancı Diller YüksekokuluGuneyKuzeySarıtepeEnglishYADYOK

 Boğaziçi Üniversitesi
HAZIRLIK OKULU’NDA İNGİLİZCE ÖĞRENMEK
BÜREM
Kitapçık Dizisi – 6
Eylül 2017

YADYOK
Yabancı Diller Yüksek Okulu
BÜREM
Öğrenci Rehberlik ve Psikolojik
Danışmanlık  Merkezi ve Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık
Lisans Programıbölüm akranı öğrencilerinin işbirliğiyle hazırlanmıştır.

Adres: B.Ü. Güney Yerleşke, Revir Üzeri, 34342 Bebek, İstanbul
Tel.: (0 212) 359 71 39
Faks: (0 212) 287 29 58
E-posta: buremboun.edu.tr
İnternet sitesi:   http://burem.boun.edu.tr

İçindekiler

Dil öğreniminin farkı
Dinleme becerisi
Okuma becerisi
Yazma becerisi
Konuşma becerisi
Öğrencinin İngilizce öğrenmeye olan yaklaşımı


HAZIRLIK OKULU’NDA İNGİLİZCE ÖĞRENMEK

Öğretim dilinin İngilizce olduğu Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrenim görmeye hak kazanmış her öğrenci YADYOK tarafından hazırlanan İngilizce yeterlik sınavını geçmek,  TOEFL ya da IELTS sınavlarından ona eş değer kabul edilen bir başarı göstermek durumundadır. İngilizce yeterliği belirlenen bu ölçütlerin altında olanlar kendi düzeylerine uygun olan Hazırlık sınıflarında öğrenim görüp bu sınava hazırlanabilirler.

Üniversiteye ilk gelen çok az sayıda öğrenci İngilizce yeterlik ölçütünü karşılayıp doğrudan bölümüne başlamaktadır. Öğrencilerin bir bölümü öğrenim gördükten sonra aldığı ilk sınavda, daha büyük bir bölümü ise birden fazla deneme sonrasında başarılı olmaktadır. Yani yeni öğrencilerin neredeyse tamamı üniversitedeki ilk yılını Hazırlık Okulu’nda geçirmektedirler.

Hazırlık döneminin ayrı bir birimde ve İngilizce odaklı olması liseden üniversite yaşamına geçiş sürecini kolaylaştırsa da bazı öğrenciler bu öğretimden yeterli verim sağlamayabilmektedir. Zorlu bir üniversiteye giriş hazırlığından geçen öğrenciler “Nasılsa daha bölümümde değilim” düşüncesiyle rahat edecekleri bir yıl geçirmek üzere dil öğrenimini yeterince ciddiye almayabilmektedir. Düzenli çalışmayı elden bırakan öğrenciler belki de akademik anlamda ilk ciddi başarısızlıklarını Hazırlık’taki yeterlik sınavında yaşamaktadırlar. Üst üste başarısızlık yaşayanlar ve İngilizce seviyeleri başlangıç düzeyinde olan öğrenciler sınavla ilgili ciddi kaygıya düşmekte ve başaracaklarına olan inançlarını yitirip umutsuzluğa kapılabilmektedirler. Oysa üniversiteye ilk başlangıcın olumlu olması büyük ölçüde öğrencinin elindedir.

Dil öğrenme yeteneği ve İngilizce bilgi düzeyi düşük bile olsa her Boğaziçi öğrencisi yeterince çalışıp azmederek İngilizce becerilerini geliştirebilir.


Bu kitapçık Boğaziçi Üniversitesi’ne yeni gelen öğrencilerin Hazırlık’ta geçirecekleri zamanı en iyi şekilde değerlendirmelerine destek olmak; yapmaları olası hataları doğrularıyla birlikte sıralamak ve belli başlı öğrenme yöntemlerini paylaşmak amacıyla geliştirilmiştir.

Dil Öğreniminin Farkı

Hazırlık Okulu’ndaki İngilizce öğretimi pek çok öğrencinin düşündüğünün tersine İngilizce ve LYS’ye hazırlık kurslarındaki eğitime benzemez. Yalnızca sözcük ezberlemek ya da dilbilgisi kurallarını içselleştirmek dili öğrenmede yeterli olmaz. Ayrıca üniversitenin uyguladığı İngilizce yeterlik sınavının diğer merkezi sınavlar gibi kaynak bir kitabı yoktur.
İngilizce yeterlik sınavına hazırlanmak için bir takım test kitaplarına başvurmak yarar getirmez. Bu sınava hazırlanmak için en önemli kaynak Hazırlık programının kendisi; ders içinde verilen malzemeler ve öğretmenlerin sunduğu bilgidir.

Hazırlık Okulu’nda İngilizce eğitimi beceri alanlarına odaklı olarak yapılmakta ve öğrencilerin bu alanlarda yeterliğini ölçen sınavlar uygulanmaktadır. Bu programda başarılı olabilmenin en önemli koşulu dili bir bütün olarak algılamak ve doğru çalışma tekniklerini geliştirmektir. Dilin bölümlerini parça parça öğrenmek başarı için yeterli değildir. Bu nedenle, ilk günden başlayarak 4 temel dil becerisini (okuma, dinleme, yazma, konuşma) bir bütün olarak düşünüp buna göre düzenli bir çalışma programı oluşturmak gerekir.

Dildeki 4 temel dil becerisinin gelişmesi birbirine bağlı olduğu kadar dilbilgisi konusundaki gelişmeye de bağlıdır. Ders programı içinde yer alan dilin temel kurallarını dilden kopuk bölümler olarak görmemek ve öğrenilen her yeni konuyu gerek okur ve yazarken, gerekse konuşurken kullanarak etkin hale getirmek gerekir.
Hazırlık Okulu’ndaki dersler öğrenciyi üniversite yaşamı boyunca kendisine gerekli olacak dil becerileriyle donatmak üzere düzenlenmiştir. Bu beceriler ne denli gelişirse bölümdeki öğrenimde başarı öğrenci için o denli kolaylaşır.


Dinleme Becerisi

İngilizce dinleme becerilerini geliştirmek, öğrencilerin bölüme geçtiklerinde katılacakları dersleri rahatlıkla izleyebilmelerini sağlar. Öğrencilerin İngilizce dinleme becerilerini geliştirebilmeleri için derslere düzenli olarak katılmalarının yanı sıra okuldaki dinleme laboratuvarını kullanarak dinleme üzerine alıştırma yapmaları önerilir. Kulak aşinalığı kazanmak ve aksanı düzeltmek için altyazılı ya da yazısız İngilizce filmleri, yabancı yayın kanallarını (haber, film, belgesel) izlemek, şarkı sözlerine kulak vermek yararlı olur. Üniversitedeki ya da çevredeki yabancı öğrencilerle sosyal ilişkide olmak hem dinleme hem de konuşma becerisini kullanma fırsatı verebilir.
Bölümdeki dersleri izlemede kendilerini sınamak için bazı öğrenciler ilgili öğretim elemanının izniyle bir iki kereliğine alanlarındaki kitle derslerine girmektedirler. 

İngilizce yeterlik sınavının dinleme bölümünde başarı için öncelikle sorulara göz atıp hangi konunun dinleneceğini anlamaya çalışmak ve dinlerken nelere odaklanmak gerektiğini kestirmeye çalışmakta; yani duyulacaklara hazırlanmakta yarar vardır. Dinleme sırasında anlatılanlardaki önemli noktaları kısaltmalar kullanarak hızla not almak gerekir. Konuşulanların başı kaçırılırsa paniğe kapılıp dinlemeyi bırakmak yerine dinlemeyi sürdürmek yarar getirir.

Okuma Becerisi

Kültürlü bir insan için okuma yalnızca üniversitedeki derslere hazırlanmak için değil, her zaman gerekli olan temel bir yaşam becerisidir. İngilizce okumak zaten okuma alışkanlığı olan öğrenciye zevk verecektir ama Türkçe’de de okuma alışkanlığı olmayan birinin öncelikle bu alışkanlığı edinmesi yararlı olur.

Hazırlık Okulu programında okuma becerisini geliştirmek üzere özgün metinler kullanılır. Bunlar psikoloji, sosyoloji gibi bilim alanlarında öğrencilerin genel kültürünü geliştirmek için hazırlanmış kaynaklardır.

Derste verilen okumaların dışında kütüphanedeki basılı yayınlar (kitap, gazete, dergi) ve internetteki eğitim ve araştırma siteleri İngilizce metinlere erişimin bir yolu olabilir. Öğrenciler kendi ilgi alanlarında özgün metinler okuyarak hem İngilizce becerilerini geliştirir hem de farklı konularda bilgilenmiş olurlar.
Öğrencilere ayrıca öğrenim görecekleri alanlarda okuma yapmaya başlamaları da önerilir. Böylece yalnızca okuma becerilerini geliştirmez aynı zamanda alanlarındaki özgün metinleri okuyarak bölümlerine ön hazırlık yapmış olurlar.

Özgün okuma yaparken metnin tamamını anlamak için, en azından başlangıçta, öğrencilerin her sözcüğün üzerinden tek tek geçerek zaman yitirmeleri önerilmez. Önemli noktaları ve bütünü anlamaya çalışmaları daha yararlı olur. Öğrenmede sözcüklerin kök ve eklerinin öğrenimine önem verilirse yeni sözcüklere bağlam içinde anlam vermek kolaylaşır.
Sözcük öğrenmede defter tutmak ya da kartlar hazırlamak sıklıkla kullanılan yöntemlerdir. Burada İngilizce sözcükleri Türkçe karşılıkları yerine İngilizce’deki eş ve zıt anlamlarıyla öğrenmek etkili olur. Bu yöntem İngilizce düşünmeyi öğrenmeye yardımcı olur. Sözcükler en iyi, tek başlarına değil bağlam içinde, yani cümle kurularak öğrenilir. Yeni öğrenilen sözcükler yazma ödevlerinde kullanılırsa bu bütünlük sağlanabilir. Böylelikle okurken kazandığımız beceriler yazma becerisine de katkıda bulunacaktır.



Yazma Becerisi

Yazma becerisi, çoğu kişi için en zor gelişen beceridir çünkü insanın kendisini ifade etmesini ve üretmesini gerektirir. Üniversite eğitiminde yazılı ödev verilmesi oldukça yaygındır ve bu ödevlerin hem İngilizce yeterliliği hem de içeriğinin zenginliği ve doğruluğu açısından başarılı olması beklenir. İngilizce anlatımı iyi olmayan bir metnin içerik açısından iyi bir değerlendirme notu alma şansı düşer. Bu nedenle, Hazırlık programında ilk günlerden başlayarak verilen ödevleri yapmak ve ödevlerde öğretmenlerin yapacağı düzeltmelerden yararlanıp yazılı anlatımı geliştirmek öğrencinin yararına olur. 
 
Yazma herşeyden önce bir düşünme eylemidir. Yazılan metnin okuyucu tarafından kolayca izlenebilecek bir amacı, anlamı ve düzeni (giriş, gelişme, sonuç) ya da çerçevesi olmalıdır.

Mükemmeliyetçi öğrenciler yazmada özgün ve önemli fikirler üretmek uğruna bazen başladıkları metinleri bitirememe riskine girmektedirler. Mükemmel olması için uğraşılan ama yarım kalmış bir metin tamamlanmamış bir metinden daha başarılı değildir. Yapılması gereken, konuyla ilgili fikirlerinizi sizden istenen çerçevede kağıda aktarmanızdır.  

Bazı öğrenciler kalıp sözcük ve cümlelere odaklanırlar. Oysa ezbere kalıp ifadelerin kullanılması, sanıldığı gibi yarar getirmez çünkü kompozisyonlarda önemli olan, kullanılan sözcüklerin ne kadar zor olduğu değil, metnin anlaşılır olmasıdır. Ayrıca, yaygın bir şekilde kullanılan kalıp ifadeler, yazılı metinleri değerlendiren öğretim elemanları tarafından kolaylıkla ayırt edilebilmektedir. Kalıp ifade kullanımı  öğrenciye ek bir puan kazandırmamakta, hatta yanlış kullanımları notun düşmesine yol açabilmektedir. 

Türkçe ve İngilizce, dil yapıları açısından birbirinden çok farklıdır. Gerek cümle kuruluşu gerekse sözcüklerin anlamları açısından aralarında herhangi bir koşutluk yoktur. Dolayısıyla Türkçe’den çevrilmiş cümleler kurmak yerine eş anlamlı sözcükler sözlüğünden (thesaurus) yararlanmak çok daha akıllıca olur.

Öğrenciler yazma becerilerini geliştirmek için Hazırlık’taki yazma merkezinden, www.buowl.boun.edu.tr  adresindeki ipuçlarından, yazma becerisi iyi olan arkadaşlarından da yardım alabilirler. Ayrıca bilgisayarda yazdıkları metinleri yazılım programındaki dil taramasından geçirerek kendi kendilerine belli ölçüde öğrenme sağlayabilirler. İnternette derinliği olan ilgi alanlarında İngilizce yapılan iletişimler de yazmanın gelişimine katkıda bulunabilir.


Konuşma Becerisi

Yabancı dil öğrenirken yaşanan en büyük zorluklardan biri de akıcı bir biçimde konuşabilmektir. Boğaziçi Üniversitesi’nde derse etkin katılım çok önemlidir. Bölüm derslerinin önemli bir bölümü öğrenci sorularına, tartışmalarına ve sunularına dayanmaktadır. İngilizce yeterlik sınavında konuşma bölümü yoktur, ancak öğrencileri ileride kendilerini bekleyen öğretime hazırlamak üzere Hazırlık Okulu’nda dersler bütünüyle İngilizce yapılmakta ve öğrencilerin derse katılımlarında İngilizce kullanmaları beklenmektedir. Bu uygulamaya uymayıp ana dilde konuşmayı sürdürmekle hem konuşma hem de dinlerken anlama becerisinin gelişmesi engellenmiş olur. 

Öğrencilerin ellerine geçen her fırsatı konuşmalarını geliştirmek üzere iyi değerlendirmeleri, sunum hazırlama çalışmalarını bunun için bir fırsat olarak görmeleri ve kampüste ya da çevrelerindeki yabancı uyruklu kişilerle olabildiğince İngilizce iletişim kurmaları önerilir.

Öğrencinin İngilizce Öğrenmeye Olan Yaklaşımı

Aşağıda listelenen verimli ders çalışma yöntemleri Hazırlık’ta da işe yarar:

  • Derslere girmeyi aksatmamak, derslere etkin katılmak.

  • Çalışmayı ertelemek yerine, programlı ve düzenli olmak.

  • Derste yapılanları, özellikle zorlanılan kısımları daha sonra evde gözden geçirmek.

  • Ödevleri biriktirmek yerine günü gününe yapmak.

  • Düzeltilen ödev ve sınavlarda yapılan yanlışların üzerinden geçmek, hatta düzeltip yeniden gözden geçirilmesini sağlamaya çalışmak.

  • Sınavda zorlanılan sorulara takılıp kalmak yerine önce kolayları tamamlayıp sonra zorlara geçmek.
    Sınavda yanlışlar doğruyu götürmüyorsa yanıtsız soru bırakmamak.

  • Öğrenme sorumluluğunu üstlenip zayıf yanların farkına varmak ve onları geliştirmeye çalışmak.

Kaynaklar elverdiğince ve katılım oldukça açılabilen destekleyici dersleri izlemek.

Her öğrencinin kendine özgü çalışma yöntemleri olmakla birlikte özellikle İngilizce öğreniminde okulda geçirilen zaman çok önemlidir. Öğrencinin ders saatlerini en verimli şekilde geçirmesi ve öğrenmenin çoğunu okulda gerçekleştirmeye çalışması yararlı olacaktır. Bu bağlamda, derslere devam ve etkin katılım öğrenme sürecinde oldukça önemlidir. Devamsızlık yapan öğrenci o dersten giderek kopar. Derse etkin katılım ise ders sırasında odaklanmayı pekiştirir ve öğrenmeyi kolaylaştırır.

Bazı Hazırlık öğrencilerinin önemli bir sorunu  yarım günde biten derslerden arta kalan zamanı doğru kullanamamaktır. Düzenli ders çalışma alışkanlığı edinmeyen, bu yüzden gün içinde ne yapacağını bilemeyen ve zamanı iyi planlayamayan öğrenciler gece geç saatlere kadar ayakta kalmakta ve sabah okula geldiklerinde derste uyuyakalmaktadırlar. Bu önemli sorunun önüne geçmek için yapılacak işleri başka bir zamana ertelememek ve boşa zaman harcamak yerine önceliği dil öğrenme çalışmalarına vermek yerinde olur. Verilen ödevleri düzenli olarak yapmak bunun için bir başlangıç olabilir. Zamanı kullanmada plansız olan öğrenci sınav yaklaştıkça paniğe kapılıp birikenleri çalışmak üzere odasına kapandığı halde, planlı olan öğrenci azar azar ama sistematik çalışıp ders dışı etkinliklere de yer veren dengeli bir yaşam sürebilir.

Diğer sosyal süreçler gibi Hazırlık’taki öğretim de ilgili yasa ve yönetmelikler çerçevesinde yürütülmek durumundadır. Daha öğrenciliğin başında basılı olan  ve içeriğine internet sayfasından da erişilebilen öğrenci el kitabı ve yönetmelikler gibi kaynaklara başvurarak öğrenciliğin hak ve sorumluluklarını öğrenmek öğrencilerin sorun yaşamasını önleyebilir. Bazen basılı kaynaklar bir sorunun yanıtlanmasına ya da sorunun çözülmesine yeterli gelmeyebilir, bu durumda konuyu ertelemek ya da kulaktan dolma bilgilere kapılmak yerine yetkili kimselere başvurmak etkili olur.

Yukarıdaki noktaların dışında Hazırlık’taki başarıda önemli olan başka bir nokta moral ve istektir. Öğrenciler arasında anlatılabilen hurafeler (“İngilizcen yeterli olsa da sınavı geçme, çünkü irregular öğrenci olmak bir felakettir” ya da “Program 1 öğrencisi isen hiç boşuna uğraşma Haziran sınavında geçemezsin”) ve yoğun ders programı öğrencinin İngilizce çalışma şevkini kırabilir. LYS gibi zorlu bir sınavdan çıkan öğrenci hazırlık dönemini rahat edeceği bir yıl olarak görmek isteyebilir. Ancak Hazırlık’ın bölüm öncesi bir badire değil İngilizceyi öğrenebilmek için bulunmaz bir fırsat olduğunun farkına varmak; İngilizceyi yalnızca geçilmesi gereken bir ders olarak değil, yeni bir kültürel açılım ve diğer becerilerle kaynaşarak ilerideki yaşamın niteliğine katkı sağlayacak bir yetkinlik alanı olarak algılamak gerekir.

Sınıflardaki öğrenci sayısının yüksekliği, sınıfın küçük mekanı, sınav baskısı, öğretmenlerle ilişkiler gibi bir takım etkenler öğrencinin isteğinin düşmesine neden olabilir. Ancak öğrenci başaracağına ne kadar inanır ve bunun için ne kadar çaba harcarsa o oranda başarı sağlar.

Yabancı bir dili gereğince öğrenmek ve başarılı olmak için olumlu düşünmek ve kendine güven gerekir. Olumsuz pek çok etkene karşın pes etmeden çalışmayı sürdürmek başarının sırrıdır.